Kasım 2003, Times Square, New York...
"The Matrix Revolutions" için, gösterime girmeden önce yapılan tanıtım reklamı. Borsa verileri, haberler ve reklamların doldurduğu meydandaki dev ekranlardan bir gün boyunca Matrix kodları aktı.

 

 

Şimdilerde devam etmeyi bıraktılar… Artık eskiden olduğu gibi ısrar etmiyorlar. Herhangi bir anlam aramaktan vazgeçmiş görünüyorlar, tıpkı gerçeğin peşinde koşarken yorulduklarını kabul etmek zorunda kaldıkları gibi. Neden yaşadıklarını bilmiyorlar, neden öldüklerini de. Sorular için yaşamak ve cevaplar için ölmek cazip gelmiyor artık onlara. Bir kalp atışı kadar kararlı ve bir bomba kadar sakindiler. Krizler ve patlamalar onları etkisiz kıldı artık. Hissedemeyen, dokunamayan, göremeyen, duyamayan, hatırlayamayan ve düşünemeyen bir beyin artık onların sahip olduğu. Varolmanın tutkusu ve çekiciliğiyle yok olmanın kaçınılmazlığı arasında bir yerdeler. İçlerindeki soru işaretlerinin peşinden giderlerken, ulaştıkları yerde başladıklarını hatırladılar, son bir kez. Artık sorgulamak yok, sorgulanmak da. Onlar artık kaçmıyor, onlar artık beklemiyor. Ya da ne kovalıyor ne de vazgeçiyorlar. Tanımlamayı ya da isimlendirmeyi çoktan bıraktılar. Çünkü onlar ölürken yaşıyorlardı ve yaşarken ölüyordular ama artık zaman kalmadı, zaman yok. Daha önce de söyledim, artık devam etmiyorlar!